Osmanlı Yemek Kültürü Içerisinde Et`in Yeri

Osmanlı Yemek Kültürü Içerisinde Et`in Yeri

Osmanlıda saraylar içerisindeki mutfaklar bir anlamda imparatorluğun gücünü ve zenginliğini temsil etmekteydi. Mutfak için yapılan harcamalar ve padişahlara sunulan yemeklerin yapımında kullanılan malzemelerin bolluğu, o dönem içerisinde Osmanlı İmparatorluğunun geniş sınırlarını gözler önüne sermekteydi. Günümüzde aklımızın hayalimizin almayacağı harcamaların yapıldığı yıllarda, Osmanlı yemek kültürü içerisinde “et” önemli bir tüketim kaynağıydı.

Tüm medeniyetlerin sahip olduğu mutfak alışkanlıkları gibi Osmanlıda da belli bir yemek kültürü ve sofra alışkanlıkları vardı. Fakat saray mutfağı için yapılan harcamaların bir hayli fazla olması sebebiyle Osmanlı yemek kültürü günümüzde tam anlamıyla gündelik hayata adapte edilememektedir. Osmanlı İmparatorluğunun hüküm sürdüğü 600 yıllık süreç içerisinde farklı zamanlarda dönüşüme ve değişime uğrayan yemek kültürü, her şeyin adabına uygun olarak yapıldığı hatta Fransız ve İtalyan mutfaklarının ilham aldığı sağlıklı bir mutfak olarak kabul edilmektedir. Yapılan araştırmalarda saray içerisinde hazırlanan yemeklerin en doğal malzemelerle yapıldığı bulgularına rastlanmaktadır. Günümüzde sağlıklı yaşamın temeli olan doğal malzemeler, Osmanlı mutfağında sık sık kullanılmaktadır. Saray mutfağı ile ilgili bilgilerin genellikle hekimler tarafından yazılıyor oluşu, Osmanlı yemeklerinin şifalı vae sağlıklı olduğuna örnek teşkil etmektedir. 

Osmanlı mutfağı denildiği zaman genellikle insanların aklına bol etli, bol yağlı, sağlıksız yemekler gelmektedir. Fakat bilinenin aksine Osmanlıda et ve sebze yemekleri birlikte kullanılmakta, doğal ve sağlıklı bir şekilde hazırlanmaktaydı. Şimdi gelelim Osmanlıda et tüketimine… Osmanlı mutfağında en çok kullanılan, en temel malzemenin “et” olduğu günümüzde bilinen bir gerçektir. Osmanlıda saray içerisinde et tüketilmesi ve misafire et ikram edilmesi sosyal statü anlamında üstünlük olarak kabul edilmekteydi. Hal böyle olunca saray mutfağı içerisinde bol bol etli yemeklere yer verilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Osmanlı döneminde tüketilen etin çoğu koyun ve kuzu etiydi. Sığır eti koyun ve kuzu etine göre çok daha az tüketilmekteydi. Koyun, kuzu ve sığır eti dışında tavuk, kaz, piliç, ördek gibi hayvanların etlerine de yer verilmekteydi.

Saray mutfağında aşçının ustalığı; et yemeklerini bal, sirke, kuru ve yaş meyvelerle lezzetlendirebilmesindeydi. Özellikle et yemekleri ile birlikte kayısının kullanımı Osmanlı mutfağında oldukça önemli yer tutmaktaydı. Bu nedenle Osmanlı mutfağı denince akla ilk gelen yemekler hep sebzeli veya meyveli et yemekleri olmaktadır.

Osmanlı mutfağında bu denli ete yer verilmesinin en önemli nedenlerinden biri, tarihin en eski zamanlarında göçebe yaşam tarzının benimsenmiş olmasıdır. Göçebe yaşam nedeniyle tarım ile uğraşmayan toplum hayvancılığı benimsemiş bu durum da Osmanlı Devleti kurulduktan sonra bile yemek kültüründe et tüketiminin geniş bir şekilde yer kaplamasına sebebiyet vermiştir. Bununla birlikte Osmanlı mutfağında, balık tüketimine de yer verilmektedir. Saray mutfağı denince yalnızca koyun ve kuzu eti tüketilerek hiç balık tüketimi yapılmadığını düşünmek son derece yanlıştır. Osmanlı mutfağı incelendiği zaman yapılan araştırmalarda otuzdan fazla balık pişirme yöntemi ile karşılaşılmıştır.