Bayram Sonrası Alkalik Beslenme Önerisi
07/09/2017
Bayram Sonrası Alkalik Beslenme Önerisi
Ülkemizdeki beslenme alışkanlıklarından dolayı genellikle bayramlardan sonra vücutlar yorgunluğa uğramaktadır. Özellikle “Kurban Bayramı” sonrasında vücutlarımıza her zamankinden daha yoğun ve farklı besinler girmesi sebebiyle yorgun hissetmek ve birçok hastalığa davetiye çıkarmak mümkündür. Bu gibi durumlarda, bayram sonrasında beslenme alışkanlıklarımızı düzene sokmak ve vücudumuzu bahsi geçen yorgunluktan kurtarmak için çeşitli teknikler uygulanabilmektedir.
Uzmanlar, Kurban Bayramı boyunca yapılan yoğun et tüketiminin vücutta normalden fazla bir asit artışına neden olduğunu vurgulamaktadır. Normal zamanda gerçekleştirmekte olduğumuz sindirim ve solunum gibi basit etkinliklerin bile bu dönemlerde vücut içerisindeki asit oranını değişikliğe uğrattığı gözlenmektedir. İşte tam da bu nedenle, değişkenliğe uğrayan asit miktarını normal seviyelere çekmek ve bünyeleri alışık olduğu düzene geri döndürebilmek için “Alkali Diyeti” önerilmektedir.

Alkalik Beslenme Nedir?


Asit seviyesinin normalden fazla olması, vücudumuzun en küçük yapıtaşı olan hücrelerden tüm organlara kadar ciddi manada zarar vermektedir. Yorgun hissedebilir, bağışıklığın düşmesine bağlı olarak birden çok hastalıkla karşı karşıya kalabilir ve vücudun yağlanmaya olan eğilimi ile birlikte kolayca kilo alabiliriz. Alkali beslenmenin doğruluğuna inanan birçok uzman, yalnızca asit seviyesinin kontrolü ile birlikte yağ yakımının hızlandığına ve kilo vermenin kolaylaştığına dikkat çekmektedir.
Peki nedir bu alkali beslenme? Alkali beslenme; asidik beslenmenin tam tersine vücudu gereksiz asit yüküne sokmadan toksinleri dışarı atmaya yarayan bir beslenme çeşididir. Dengeli ve düzgün bir beslenme çeşidi olan alkali beslenme bayram sonrasında vücudu dinlendirmeye yarayan önemli bir yardımcıdır.

Alkalik Besinler Nelerdir?

Uğurlu Lezzetler

Vücudumuza giren besinlerin asidik veya alkalik oluşu sindirim esnasındaki parçalanma şekli ile ilişkilendirilmektedir. Limon, portakal, greyfurt gibi turunçgiller asidik özelliğe sahip olmasına rağmen alkalik tabloda yer almaktadır. Genellikle sebzeler, meyveler ve yeşil çay gibi bitkiler alkalik besinler içerisinde bulunmaktadır. Bu besinler arasında göze çarpan birtakım alkali yiyecekler aşağıdaki gibidir;

Alkalik sebzeler: Soğan, sebze suları,kereviz, marul, pancar, lahana, kuru soğan, taze yeşil fasulye, maydanoz, çiğ brokoli, sarımsak, kırmızı turp, siyah turp, kırmızı biber, pazı, salatalık, karahindiba, ıspanak, havuç, domates.

Alkalik meyveler: Karpuz, kavun, nektarin, trabzon hurması, ahududu, böğürtlen, ekşi kiraz, erik, çilek, yabanmersini.

Alkalik otlar ve baharatlar: Zencefil, zerdeçal, ısırgan otu, çörek otu, nane, kekik, kimyon, hindistan cevizi, karakafes otu, kişniş.

Alkalik Beslenmenin Püf Noktaları Nelerdir?


Alkali beslenmeden maksimum fayda sağlayabilmek için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; vücuda giren besinlerin taze ve mevsiminde tüketiliyor olmasıdır.
Alkali beslenme yönteminde önem verilmesi gereken bir diğer husus, daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz “raw food” yani çiğ beslenme tipi tüketime dikkat edilmesidir. Sebzelerin piştiği süre içerisinde birçok besin değerini yitirmekte olduğu günümüzde bilinen bir gerçektir.
İşlenmiş ve şekerli gıdalardan, hamurişlerinden, hayvansal gıdalardan uzak durmak ve bol bol su tüketmek hem alkalik beslenmenin temelini oluşturmakta hem de toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olmaktadır.

  KAPAT
Yemek Tarifleri